İnternet Dolandırıcılığı Suçu Süreç ve Şikayet Dilekçesi

İnternet Dolandırıcılığı Suçu Süreç ve Şikayet Dilekçesi

Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır” (657 SK m.128). 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununa tabi uzman jandarmaların mahkeme kararı ile rütbeleri geri alınabilir[243]. Maddesinde yer alan hüküm nedeniyle bu kanuna tabi uzman onbaşı ve uzman çavuşlar hakkında rütbenin geri alınması cezası tatbik olunamaz[244]. Maddesine bağlı  EK-1 cetvelde disiplin cezalarının altında bu cezaların kimlere, hangi rütbe sahipleri tarafından ve ne kadar süreyle verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenlemede uzman erbaş, uzman jandarma ve erbaş ayrı disiplin süjeleri olarak belirlenmiş ve rütbenin geri alınması cezasının verilebileceği statü olarak sadece erbaşlar sayılmıştır.

Maddedeki cezaların verileceğim hükme bağlamaktadır. Madde ile bu maddede yazılı evrak ve eşyanın müsadere ve imha edileceği hükmünü içermektedir. Açıklanan nedenlerle, 1117 sayılı Yasaya 3266 sayılı Yasa ile eklenen EK MADDE 1’in Anayasa’nın 29. Maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin ve bu maddeyle davacı tarafından ilgili bulunan Yasanın 1., 2., 4. Oluşum tarzına bu görev açısından bakıldığında, Kurul’a bir din adamının üye olarak katılmasını öngören hükmün, Anayasa’nın “Diyanet işleri Başkanlığı” başlığı altındaki 136. Maddesi kuralına aykırı bir yönü olduğundan söz etmeye olanak görülmemektedir. Kurul’un, siyasal iktidarın anlayış ve politikaları doğrultusunda hareket edeceği iddiası, bir varsayımdan öteye geçmemektedir\. Bu platformda keyifli vakitler geçir, büyük ödüllerin sahibi ol. roku casino giriş\. Maddesinin ilgili bölümlerinin davacı savında yer alan Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlığı altındaki 17. Maddesi ve “Düşünce ve kanaat hürriyeti” başlığı altındaki 25. Maddesi ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Maddesinin üçüncü fıkrasına göre Kurulun, suç duyurusunda bulunduğu, kanısını belirlediği konularda da resmi bilirkişi olarak görüşünü bildirmesi gerekecektir. Bu durum bilirkişilerin yansız olmaları, uyuşmazlık konusunda daha önce görüş bildirmemiş bulunmaları kuralına uygun düşmeyeceği gibi, Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 6. Maddesinde yer alan “adil yargılanma hakkı “nı da zedeler. Maddenin ikinci cümlesi, Anayasa’nın basın hürriyetim düzenleyen 29. Maddesinin üçüncü fıkrası ile cezada kanunilik ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini de benimseyen “suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38.

  • Suçun maddi unsuru, memurluk vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmaktır[177].
  • Maddeleri kanun koyucuya; hâkiminyargı yetkisini kullanarak maddi hakikate ulaşmasında gerekli tedbirleri almakve bu yetkinin kullanımını kısıtlayan müdahalelerden kaçınması hususundayükümlülük öngörmüştür.
  • AYİM’nin ilk ve son dereceli yüksek mahkeme olması bakımından istisna kapsamında olduğu da ileri sürülebilecektir.

Eğer itirazı haklı görürse; davanın esasına hükmeder, yani ilk disiplin mahkemesi gibi sanık hakkında karar verir.(m.35) Eğer soruşturmanın genişletilmesine karar verirse; ya soruşturmayı bizzat kendi yaparak karar verir ya da dosyayı soruşturulması gereken hususları içeren kararı ile birlikte hükmü veren disiplin mahkemesine gönderir. Hükmü veren disiplin mahkemesi, üst disiplin mahkemesince gerekli görülen soruşturmayı yapıp dosyayı üst disiplin mahkemesine tekrar gönderir. Bunun üzerine üst disiplin mahkemesi kararını verir. Bu kararlara karşı ayrıca bir müracaat yolu yoktur. Maddesinde “kanun”dan değil “ulusal ve uluslararası hukuk”tan söz edilerek bu konudaki belirleme yetkisi devletlerin iç hukuklarına bırakılmıştır. Buna göre suç ve cezaların belirlenmesine ilişkin norm türü üye devletlerin kendi sistemlerine göre belirlenecektir. Örneğin, ülkemizde bu norm türü “kanun” adındaki hukuk kurallarıdır. Sözleşme ile öngörülen husus, suç ve cezalarla ilgili keyfiliği önleyecek ve herkes için geçerli olacak kuralların konulmasıdır. Bu anlamda objektif ve herkes için uyulması zorunlu yazılı hukuk kurallarının yanında, İngiliz Common Law sisteminde olduğu gibi örf-adet kurallarıyla da suç ve ceza konulması mümkündür[605].

Millî güvenlik fonksiyonu büyük çapta silahlı kuvvetlerle yerine getirilir. Maddesinde yapılan değişiklikle Türk normlar hiyerarşisinde, Anayasa basamağı ile kanun basamağı arasında yeni bir basamak ilave edilmiştir. Bu basamak “temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası andlaşmalar” basamağıdır[482]. Böylece kanunlarla uluslararası andlaşmalar arasında bir hiyerarşi yaratılmıştır. Zira bir kanunla, bir uluslararası andlaşma çatıştığında, kanunun önceki veya sonraki tarihli olmasına bakılmaksızın uluslararası andlaşma esas alınacaktır. Bu uluslararası andlaşmaların, Türk normlar hiyerarşisinde kanun üstü bir değere, dolayısıyla işlevsel olarak Anayasal değere sahip olması anlamına gelir[483]. Davalı Devletin Mahkeme’nin zorunlu yargı yetkisini kabul etmiş olması halinde, Komisyon ve/veya ilgili Sözleşmeci Devlet, raporun Bakanlar Komitesine gönderildiği tarihten itibaren üç ay içinde davayı, nihai ve bağlayıcı bir karar vermesi için Mahkeme’nin önüne getirebilirdi. Bireyler, davalarını Mahkeme’nin önüne getirme hakkına sahip değildi. Bir davanın Mahkeme’nin önüne getirilmemiş olması halinde, Bakanlar Komitesi Sözleşme’nin ihlal edilip edilmediğine karar verir ve uygun görürse mağdura “adil karşılık” ödenmesine hükmederdi.

Maddesinde düzenlenen masumiyet(suçsuzluk) karinesi arasında yakın bir ilgi bulunmaktadır. Dolayısıyla buşartlar sağlanmadan verilen mahkûmiyet kararı ile kişilerin suçlu ilan edilmesiAnayasa’nın 38. Maddesi bağlamında masumiyet karinesini zedeleyecektir. [606] Gölcüklü-Gözübüyük, s.324 vd.; Sağlam,  s.94; Aksi görüşe olan yazarlar, Anayasa’nın 90. Maddesi uyarınca bir kanunla onaylanan uluslararası sözleşmeler gibi üye ülkelerce benimsenenler dışındaki milletlerarası hukuk kurallarının doğrudan ceza hukukunun kaynağı olamayacağını ileri sürmektedir (Ersan Şen, Anayasa Mahkemesi Kararlarında Ceza Hukuku, Ceza Özel Hukuku, Ceza Yargılaması Hukuku, Ceza İnfaz Hukuku, İstanbul 1998, s.20). Maddesinde yüksek disiplin kurulunun, MSB’lığı bünyesinde MSB’lığı Müsteşarı, Genelkurmay Personel Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Personel Başkanları, MSB’lığı Personel Daire Başkanı, MSB’lığı Askeri Adalet İşleri Başkanı, MSB’lığı Başhukuk Müşaviri ve Genelkurmay Adli Müşaviri’nden oluşacağı düzenlenmiştir. Disiplin Kurullarının üye sayısı ise, kurulduğu Komutanlığa göre değişmektedir. Mesela Jandarma Genel Komutanlığı Disiplin Kurulu 6 kişiden, Sahil Güvenlik Komutanlığı Disiplin kurulu ise 4 üyeden oluşmaktadır. Disiplin işlemlerindeki hataların kaynağı, disiplin suç ve cezalarının karmaşıklığı olduğu gibi, disiplin amiri konumundaki personelin eğitim eksikliğidir.

Maddeleri karşısında, hukuk kurallarına, dolayısıyla hukuk devleti ilkesine aykırılığı kabul edilemez. Maddesine göre “idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı” yargı yolu açık bulunmaktadır. Maddenin yedinci fıkrası ise, süreli ve süresiz yayınların toplatılması hususunu düzenlemektedir. Dağıtılmış bir yayının toplatılmasına, kural olarak hakim karar verecektir. Bununla beraber, adli kovuşturmanın henüz başlamadığı ve gecikmesinde de sakınca bulunan hallerde, yine Yasanın açıkça yetkili kıldığı bir merci toplatma kararı verebilecektir. Hakimden başka bir merciin vereceği toplatma kararının gerekçesi de bu fıkrada belirtilmiş ve bu makamın konu bakımından takdir hakkı sınırlandırılmıştır. Acele hallerde bu merci tarafından verilebilecek toplatma kararı, ancak. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın korunması, suçların önlenmesi amaçlarıyla verilebilecektir. Olağanüstü bir önlem niteliği gösteren bu yetki, yine yargı organının denetimi altında tutulmaktadır.

Eşitlik halinde de, amaç ve sonuç arasındaki ilişki ve orantıya bakılmalıdır[648]. Çatışmanın varlığı tespit edildikten sonra karşımıza yeni bir sorun çıkmaktadır. O da çatışmanın Anayasa – Sözleşme çatışması mı yoksa yasa – Sözleşme çatışması mı olduğudur. Hak ve özgürlüklerin düzenlendiği hükümler “normatif (kural koyan) bölümü”, güvence sistemine yönelik hükümler ise “kurumsal bölümü” oluşturmaktadır[454]. Ek protokoller Sözleşme’nin donmuş bir metin olmadığını göstermektedir[456]. Yüksek disiplin Kurullarının çalışma usulleri ilgili Yönergelerde[423] ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.